17 Aralık 2015 Perşembe

Belgeselden Fizik öğrendim

Farkedişler bazen rahatlatıcı bazen de topuk dikeni gibi, sırtta çıkan sivilce gibi irite edici olabiliyor. Bendenizin farkedişleri tahmin edilebileceği gibi, genelde ikinci kategoride. Önce rahatlatıcı farkedişlerden bahsedeyim ki biraz kafam dağılsın, belki yazımın geri kalanı çok kapkara gözükmez, nitekim boktan bir farkediş yaşadı benliğim dakikalar önce..

Yürürken olur genelde, müzik dinliyorumdur. Rüzgar mutlaka olmalı, anın romantizmi için şart.. Gözler kısık kısık ufuk çizgisine bakarken, ayak parmak uçlarından girer vucuda. Hep oradaymış, dünyada dolanıp duruyormuş, beni arıyormuş ve doğru anı.. İşte o an bir elektrik akımı gibi, topraktan ilerlemiş ve ayaklarımdan vucuduma girivermiş. Hızlıca bacaklarıma fırlamış. Oradan mideme - o meşhur karındaki kelebekler metemorfozunun kaynağı budur- ense köküme, derken beynime ve o hızla gözbebeklerime, burnumun kanatlarına omuzlarım ve parmak aralarıma. Gerçekleşme sırasına göre; saniyenin onda birinde - çok dikkatli bakıyor olmalısınız görmek için- gözlerim yuvalarından fırlar, gözbebeklerim büyür, (içinde çakan şimşeği romantik bir pırıltı ile karıştırmak sıkça yapılan bir hatadır), burnumun kanatları açılır, parmaklarım kasılır, bacaklarıma yürüme emrini vermeyi unutur beynim o an.. Durmam ama yavaşlarım. Belli belirsiz gülümserim, omuzlarım düşer, çünkü üstünde yük eksilmiştir bir gıdım. Boynum 1 derece sola yatar, ve ne olacaksa olsun be, diyaframdan nefes almam bir kerelik..  Ohh rahatladım anlatırken bile. Şimdi burnumun boka değdiği farkedişten bahsedebilirim..

Hayat boktan gidiyordur, yani bir eğlence yoktur. Bir süredir görmediğin birileri ne var ne yok kız? diye sorduğunda  O, " Hiiç.. yeni bir şey yok" cevabı ne zavallı ne kayıp bir ruh olduğun bir kere daha hatıratır sana. O birşeyler anlatıyor şimdi, yeni bir kursa yazılmış. Shiu Shitsu ile Glutensiz Pastacılık Yolu ile  Kişisel Farkındalığı Uyandırma" Aman yarabbi.. İnsanlar hiç de boş değil. Herkesin hobileri, fobileri, sanattan spora yirmibeş farklı kursları, en az üç yabancı dilleri, pürüzsüz ciltleri, içi para dolu cepleri, tertemiz niyetleri ve gelecek sene için planladıkları Nepal tatilleri, fotoğraf sergileri, web dizaynları, dört kıtada sağlam kankaları, iki metreye beş metre genişliğinde dünya klasiklerinden tut da son çıkan kitaplara kadar bütün literatürü sergiledikleri kitaplıkları, golden retriver köpekleri, surf yaparken çekilmiş resimleri, dalarken çekilmiş resimleri, uçarken çekilmiş resimleri, Boston Maratonunda koşarken resimleri, noluyor ki..? Bunlarla ben aynı dönemin çocuğu değil miyiz? Kütüphanenin arka bahçesindeki ağaçtan erik çalarken beraber dayak yemedik mi? Sokakta oynarken öğle atıştırması niyetine elimizdeki salatıkları kütür kütür yiyen biz değil miydik? Salçalı ekmek, odun sobası, plastik terlik, bayram mendili, leblebi tozu, bloknot flüt.. birer ilüzyon muydu?

Bendeniz de her zavallı gibi çelişkiler, ikilemler yaşıyorum ara ara. O üst paragrafta betimlediğim dolu dolu yaşayan takıma dahil olmak için sözelcinin sayısal dersinde terlediği gibi terliyor, hiçbir detayı atlamadan not alıyor, en ön sırada oturuyor ve önüme gelenin kaba- yumuşak neresi denk gelirse- yerleri yalıyordum. Ve sonunda başarmıştım. Soğuk bir Mart akşamı, teklif edildim, evlenildim, evimin karısı ve nihayet çocugumun anası oldum. O tayfadaydım. Sonra modern hayatın yeni handikapı geldi, artık boşanmak kanunen yasaldı. Kavgalar edildi, davalar açıldı.

Ben kutsal aile birliği diye tek kişilik yürüyüşler düzenlerken bir anda dilekçeme vurdu bana, evet gözümü patlattı, yazarken buldum kendimi. Neyse ki çok çirkinleşmeden dostluğumuza devam ettik. Sonra baktım ki evimin kadını olmak için yeniden çağırılıyorum.

Aklımı meşgul eden, neşemi alıp götüren yaman çelişki budur işte. Yine düşünür-yürürken o meşhum gün, farkettim ki, o tayfa ve ben çok zorlamamalıyız. Olmayacak. Fiziğin temel kurallarından biri; evren ve içindeki her şey düzenden kaosa doğru gider. Aksi mümkün değildir. Tabak vardır, kırılır. Tabak kaos olur. Eski varlığından başka bir varlığa dönüşür tüm parçaları yapıştırsan bile. Hala tabağa eskisi gibi sahip olduğunu düşünmek bir ilüzyondur, o da 3 vakitte puf olur.